gitmek
Fiil//ɟitˈmek//
🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Bir yere doğru yönelmek; gidedurmak, uzanmak -e
- Bir yerden veya bir işten ayrılmak -den
- Çıkmak, ulaşmak "Bu yol nereye gider?"
- Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak "Her gün çalışmaya gidiyor."
- Sürmek, devam etmek nsz. "Ama böyle giderse Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin." — M. Ş. Esendal
- Yakışmak, yaraşmak "Bu renk ona gitmedi."
- Tüketilmek, harcanmak "Eline geçen paranın çoğu da İstanbul'da çoluğa çocuğa gidiyor." — M. Ş. Esendal
- Götürülmek, gönderilmek nsz. "Haber daha yeni gitti."
- Yeter olmak, yetmek, yetişmek nsz. "İki ton kömür üç ay gider."
- Yürümek, yol almak nsz. "Bu at iyi gider."
+ 12 daha fazla anlam
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to go "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece / Bilmiyorum ne haldeyim / Gidiyorum gündüz gece" — I am on a long, thin road / I go day and night / I do not know what state I am in / I go day and night
- to lead "Bu cadde sahile gider." — This street leads to the coast.
- to deteriorate; to grow worse "Kadının sağlığı kötüye gidiyor." — The woman's health is deteriorating.
- to suit; to be suitable or apt for one's image "Mor bana gitmez." — Purple doesn't suit me.
- to die, to pass away euphemisticintransitive"Araba çarpan adamcağız oracıkta gitmiş." — The poor man who was hit by the car passed away right there.
- to last intransitive"Bu telefon bana üç yıl gitti." — This phone lasted me three years.
- to be traded at a certain rate intransitive"Dolar bugün kaçtan gidiyor?" — At what rate is the dollar trading today?
Köken
Inherited from Ottoman Turkish كتمك (gitmek), from Proto-Turkic *kē(y)t- (“to go (away)”). Cognate of Azerbaijani getmək, Uzbek ketmoq, Kazakh кету (ketu) etc.
🔗 İlgili Kelimeler
Zıt Anlamlılar
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
git kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
gitiyorum