🔍

büyük

İsim
/[byˈjyc]/

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı sf.
    "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz." — Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti." — P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır." — R. N. Güntekin
  4. Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem
    "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri." — N. Ataç
  5. Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş
    "Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu." — A. Kutlu
  6. Gücü, kudreti çok olan
    "Hangi şekil altında olursa olsun bu otoriteyi yaşattığımız müddetçe büyük devlet sahibi, büyük millet olabiliriz." — N. Topçu
  7. Önemli olan mec.
    "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti." — T. Buğra
  8. → dışkı a.
  9. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse a.mec.

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. a bigger one
  2. people higher by rank or degree
    figuratively
    "Kardeşim senle uğraşamam büyüğüne bağla beni" — Dude I can't waste my time with you call someone higher of rank for me
  3. excrement, poop
    euphemistic

Köken

From Ottoman Turkish بیوك (büyük, biyük, “big, grand”), from Old Anatolian Turkish بِیُوكْ (beyük), from earlier *beδük, from Proto-Turkic *bedük (“big”), derived from *bedü- (“to grow big”). See büyü-. Cognate with Karakhanid بَدُكْ (bedük, “big”), Old Uyghur 𐽼𐽰𐽸𐽳𐽷 (bedük, “big”), Kazakh биік (biık, “high”), Gagauz büük, Azerbaijani böyük.

🔗 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)