çalışmak
Fiil/[t͡ʃɑ.ɫɯʃ.ˈmɑk]/
🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak nsz. "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz" — E. B. Koryürek
- Herhangi bir iş üzerinde olmak
- İşi veya görevi olmak, bulunmak -de "İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler." — L. Tekin
- İşler duruma gelmek "... ben hep okurun görsel hayal gücüne seslenen bir yazar oldum ve roman sanatının … görsellikle çalıştığına inandım."
- Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak -e "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim." — R. H. Karay
- Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek -e
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to work "üç yıldır bu okulda çalışıyorum" — I have been working in this school for three years
- to study (lessons) "matematik çalışacağım/matematiğe çalışacağım" — I will study maths"logaritma çalıştım/logaritmaya çalıştım" — I studied logarithm
- to try to "İyi bir insan olmaya çalışıyorum." — I'm trying to be a good person."Çalışmaya çalışıyorum." — I'm trying to study.
- to work out, to hit transitive"Haftada kaç gün bacak çalışıyorsun?" — How many days a week do you work out your legs?
Köken
From Ottoman Turkish چالشمق (çalışmak), ultimately from Proto-Turkic *čal-, whence also Turkish çal-. Equivalent to çal- + -ış.
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
çalış kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
çalışıyorum