🔍

çalışmak

Fiil
/[t͡ʃɑ.ɫɯʃ.ˈmɑk]/

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak nsz.
    "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz" — E. B. Koryürek
  2. Herhangi bir iş üzerinde olmak
  3. İşi veya görevi olmak, bulunmak -de
    "İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler." — L. Tekin
  4. İşler duruma gelmek
    "... ben hep okurun görsel hayal gücüne seslenen bir yazar oldum ve roman sanatının … görsellikle çalıştığına inandım."
  5. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak -e
    "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim." — R. H. Karay
  6. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek -e

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. to work
    "üç yıldır bu okulda çalışıyorum" — I have been working in this school for three years
  2. to study (lessons)
    "matematik çalışacağım/matematiğe çalışacağım" — I will study maths
    "logaritma çalıştım/logaritmaya çalıştım" — I studied logarithm
  3. to try to
    "İyi bir insan olmaya çalışıyorum." — I'm trying to be a good person.
    "Çalışmaya çalışıyorum." — I'm trying to study.
  4. to work out, to hit
    transitive
    "Haftada kaç gün bacak çalışıyorsun?" — How many days a week do you work out your legs?

Köken

From Ottoman Turkish چالشمق (çalışmak), ultimately from Proto-Turkic *čal-, whence also Turkish çal-. Equivalent to çal- + -ış.

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Morfolojik Yapı

çalış kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
çalışıyorum

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)