🔍

yapmak

Fiil
//jɑpmɑk//

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek -i
    "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır." — Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak nsz.
    "Durgun sular sıtma yapar."
  3. Yol almak nsz.
  4. Onarmak, tamir etmek
    "Bozulan saatimi saatçi yaptı."
  5. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek nsz.
    "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım." — R. H. Karay
  6. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek; uygulamak, ifa etmek
    "Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu." — S. M. Alus
  7. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek nsz.
    "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım." — R. H. Karay
  8. Düzenli bir duruma getirmek
    "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."
  9. → üretmek nsz.
    "Ayakkabı yapmak."
  10. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak nsz.
    "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."

+ 10 daha fazla anlam

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. to make; to build, construct, fashion; to create; to manufacture; to produce; to prepare
    transitive
    "Sana kek yaptım." — I made you a cake.
  2. to do; to busy oneself with, act, behave
    transitive
    "Ödevini yaptın mı?" — Did you do your homework?
  3. to repair, fix
    transitive
    "Babam bozuk lambayı yaptı." — My father fixed the defective lamp.
  4. to defecate
    intransitivewith-dative

Köken

Inherited from Ottoman Turkish یاپمق (yapmak, “to do, make, arrange”), from Proto-Turkic *yap- (“to make, create, arrange”). Cognate with Karakhanid [script needed] (yapmāq, “to build”), Old Uyghur [script needed] (yap-, “to make”).

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Morfolojik Yapı

yap kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
yapıyorum

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)