türemek
Fiil🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak; gelmek nsz. "Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış." — Y. K. Beyatlı
- Parçalanıp çoğalmak, üremek
- Bir yerde bir şey çoğalmak "Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu." — R. E. Ünaydın
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to breed, increase, multiply, pullulate intransitive
- to descend, originate, arise, emerge, derive, be derived intransitivewith-ablative
- to spring up, appear suddenly intransitive
Köken
From Ottoman Turkish تورهمك (türemek, “to start into existence, increase and multiply”), from Old Anatolian Turkish دورومك (dörümäk, dürümäk), دوریمك (döremäk, dörimäk, “to be born, come into existence”), from Proto-Turkic *törü- (“to be born, originate”), ultimately from Proto-Turkic *töŕ (“foundation, root; origin, ancestors”) and related to Yakut төрүт (törüt, “origin”). Cognates Cognate with Old Turkic 𐱅𐰇𐰼𐰇𐰢 (törümiş, “have been created”), Old Uyghur [script needed] (törü-, “to come into existence, to appear”), Karakhanid [script needed] (törǖmēk, “to come into existence, to be created”), Azerbaijani törəmək (“to come into being, to be generated”), Khakas тӧрирге (törirge, “to be born”), Kyrgyz төрөө (töröö), Southern Altai тӧрӧӧр (töröör, “to give birth to”), Tuvan төрүүр (törüür, “to give birth to, be born”), Yakut төрөө (töröö, “to give birth to”), Gagauz türümää.
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.