oturmak
Fiil//o.tuɾ.mɑk//
🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek -e "Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu." — S. F. Abasıyanık
- Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak nsz. "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız." — T. Dursun K
- Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak -i "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti." — T. Buğra
- Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek -de "Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar." — B. Felek
- Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak nsz. "Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?"
- Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek nsz. "Temelin bu tarafı on santim oturmuş."
- Biriyle beraber yaşamak -le "O günden beri enişte beyle oturuyorum." — S. M. Alus
- Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
- Yer almak, geçmek "Valilik makamına oturdu."
- Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek nsz. "Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu."
+ 3 daha fazla anlam
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to sit intransitive"Bir saattir bilgisayar karşısında oturuyorum." — I have been sitting in front of the computer for an hour.
- to sit down (on), sit (upon) intransitivewith-dative
- to reside, dwell in intransitive"Ben İstanbul'da oturuyorum." — I live in Istanbul.
- to fit on intransitive"Üzerine tam oturdu." — It fitted on you perfectly.
- to settle, subside intransitive
- to catch on, take root, become popular, be accepted intransitive"Gün geçtikçe yeni sözcükler iyice oturmuştu." — As days passed, the neologisms had caught on.
Köken
From Ottoman Turkish اوتورمق (oturmak, “to sit, incubate, live, remain”), from Old Anatolian Turkish [script needed] (otur-, “to sit”), from earlier *oltur-, from Proto-Turkic *ol-tur- (“to sit”), akin to *ol-ur- (“to sit”) both being causative forms of Proto-Turkic *ol- (“to be”). Proto-Turkic *ol(u)-'s relation to Karakhanid [script needed] (olmāq, “to be, become ripe”), and Turkish olmak (“to be, become, happen, exist, be situated”) is not clear, at least the Turkish form is thought to be from Proto-Turkic *bōl- (“to become”). The -/l/- in -/lt/- cluster was lost, compare a similar case in getir- (<*gẹl-tür-).
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
otur kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
oturuyorum