okumak
Fiil//okuˈmak//
🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Bir metni sadece harf ve işaretlere bakıp anlamak veya metni seslendirmek -i "Bana umutsuz bir sesle son raporları okudu." — F. R. Atay
- Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek nsz. "Gazete bile okumak istemiyorum." — B. Felek
- Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek nsz. "Çabuk dil öğrenmedi, okumak istemedi." — H. E. Adıvar
- Sesli olarak söylemek nsz. "Salon boşalmaya başladı, biz şiirler okuyup dinliyoruz." — R. H. Karay
- Şarkı, türkü vb.ni sesli olarak nağme ile söylemek nsz.
- Bir şeyin anlamını çözmek nsz. "Şifre okumak."
- Nazarı önlemek veya gidermek, bir hastanın iyi olmasını, bir işin çözülmesini sağlamak için bazı duaları usulüne göre söylemek
- Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak mec. "Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım diye mi?" — Ömer Seyfettin
- Yazı dışındaki işaret ve izleri değerlendirerek çözmek, yorumlamak mec.
- Sövmek, küfretmek nsz.argo
+ 2 daha fazla anlam
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to read transitive
- to study, peruse transitive
- to sing; to chant, recite transitive
- to announce transitive
- to decipher transitive
- to study, attend school intransitive"Üniversitede okuyor." — He/she is studying at university.
Köken
Inherited from Ottoman Turkish اوقومق (okumak, “to read, decipher, study, learn, recite, chant, sing”), from Proto-Turkic *okï- (“to call, read, recite”). Cognate with Old Turkic [script needed] (okı-, “to read, call”), Azerbaijani oxumaq (“to read, sing”), Bashkir уҡыу (uqıw, “to read”), Kazakh оқу (oqu, “to read, recite”), Kyrgyz окуу (okuu, “to read, study”), Turkmen okamak (“to read, study”), Uzbek oʻqimoq (“to learn, study, read”), Yakut угуй (uguy, “to call”).
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
oku kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
okuyorum