🔍

karışmak

Fiil
//kaɾɯʃmak//

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek -e
    "Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı." — H. R. Gürpınar
  2. Düzensiz, dağınık olmak
    "Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi." — R. H. Karay
  3. Duruluğunu yitirmek; bulanmak nsz.
    "Hava birden karıştı. Zihnim karıştı."
  4. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek nsz.
    "Kaymakam işin karıştığını anlayarak..." — M. Ş. Esendal
  5. Müdahale etmek
    "Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü." — F. R. Atay
  6. Engellemek, araya girmek
  7. Bir araya gelmek, katılmak
    "Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı." — Ömer Seyfettin
  8. İlgilenmek, el atmak
    "Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?" — M. Ş. Esendal
  9. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak
    "Bu işe belediye karışır."
  10. → karılmak

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. to interfere
  2. to blend, to slip in
  3. to mix

Köken

From Ottoman Turkish قارشمق (karışmak, “to join and mix; to become confused; to interfere; to control”). Compare Azerbaijani qarışmaq and Crimean Tatar qarışmaq.

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Morfolojik Yapı

karış kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
karışıyorum

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)