🔍

durmak

Fiil
//duɾˈmɑk//

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. Hareketsiz durumda olmak nsz.
    "Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu." — Y. K. Karaosmanoğlu
  2. İşlemez olmak, çalışmamak
    "Bileğimdeki saat durmuş." — A. Gündüz
  3. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek; tevakkuf etmek
    "Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim." — N. Cumalı
  4. Sona ermek; kesilmek
    "Yağmur durdu."
  5. Varlığını sürdürmek
    "Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor."
  6. Var olmak
    "Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?"
  7. Beklemek, dikilmek
    "Oturacak değil, ayakta duracak yer yok." — R. N. Güntekin
  8. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
    "Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?"
  9. Bir yerde kalmak
    "Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış." — M. Yesari
  10. Bir yerde olmak veya bulunmak
    "Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu." — T. Buğra

+ 4 daha fazla anlam

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. to stop
    "Yağmur durdu." — The rain stopped.
  2. to stand; to sit still; to remain
  3. to last; to continue to be, to keep being
  4. to look, to seem, to appear
    "Bu elbise üzerimde çok güzel durmuyor mu?" — Doesn't this dress look really good on me?
    "Portakallar bozuk duruyordu, ondan almadım." — I didn't buy any oranges because they looked bad.

Köken

Inherited from Ottoman Turkish طورمق (durmak), from Old Anatolian Turkish طورمق (durmaq), from Proto-Turkic *tur- (“to stand”). Cognate with Kazakh тұру (tūru), Turkmen durmak, Crimean Tatar turmaq, Uzbek turmoq, Uyghur تۇرماق (turmaq), Azerbaijani durmaq, Tatar toru, Chuvash тӑр (tăr), Gagauz durmaa.

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Morfolojik Yapı

dur kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
duruyorum

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)