boşalmak
Fiil🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Boş duruma gelmek, içinde veya üzerinde bir şey kalmamak nsz.
- Dışarıya akmak, dökülmek "Kovalar dolup dolup boşalıyor, bostan sulanıp yeşeriyor…" — A. Özyalçıner
- Bir şey gevşemek, açılmak "Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu." — S. F. Abasıyanık
- Memuriyet, makam, kadro vb. açık duruma gelmek; inhilal etmek "Herhangi bir sefer dönüşünde şehit yeniçerilerin boşalan yerlerine devşirme oğlanlar getirilmediği takdirde Yeniçeri Ocağı bir anda kendiliğinden kalkardı." — R. E. Koçu
- → boşanmak
- Cinsel doyuma ulaşmak
- Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak; deşarj olmak mec. "Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek." — Y. Z. Ortaç
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to discharge, to course
- to ejaculate, to cum
Köken
From Ottoman Turkish بوشالمق (boşalmak, “to empty, run out, be emptied; to discharge a gun”).
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
boşal kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
boşalıyorum