almak
Fiil//aɫˈmak//
🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)
- Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak -i "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı." — N. Cumalı
- → satın almak nsz.
- Bir yeri ele geçirmek nsz. "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş." — Ömer Seyfettin
- Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak -i-den "Çocuğu okuldan aldı."
- Birlikte götürmek
- İçine sığmak nsz. "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."
- Kabul etmek; ahzetmek -ensz.
- Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek nsz. "Mektup almak. Haber almak."
- İçeri girmek veya sızmak nsz. "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."
- Erkek, birisiyle evlenmek nsz. "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü." — M. Ş. Esendal
+ 20 daha fazla anlam
🇬🇧 İngilizce Anlamlar
- to take
- to buy
- to depilate transitive"Kollarını mı alıyorsun?" — Do you shave your arms regularly?
- (of a man) to marry a woman transitive"Beni alan yaşadı." — Whoever ends up marrying me will be very lucky.
- to take as a wife to usually one's son ditransitive"güzel kızlara "seni oğluma alayım mı?" diyen teyze" — aunties that ask beautiful girls "would you like to be my daughter-in-law, hm, what do you say?"
Köken
From Ottoman Turkish آلمق, from Proto-Turkic *al- (“to take”).
🔗 İlgili Kelimeler
Eş Anlamlılar
📝 Notlarım
Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.
Morfolojik Yapı
al kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
alıyorum