🔍

almak

Fiil
//aɫˈmak//

🇹🇷 Türkçe Anlamlar (TDK)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak -i
    "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı." — N. Cumalı
  2. → satın almak nsz.
  3. Bir yeri ele geçirmek nsz.
    "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş." — Ömer Seyfettin
  4. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak -i-den
    "Çocuğu okuldan aldı."
  5. Birlikte götürmek
  6. İçine sığmak nsz.
    "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."
  7. Kabul etmek; ahzetmek -ensz.
  8. Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek nsz.
    "Mektup almak. Haber almak."
  9. İçeri girmek veya sızmak nsz.
    "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."
  10. Erkek, birisiyle evlenmek nsz.
    "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü." — M. Ş. Esendal

+ 20 daha fazla anlam

🇬🇧 İngilizce Anlamlar

  1. to take
  2. to buy
  3. to depilate
    transitive
    "Kollarını mı alıyorsun?" — Do you shave your arms regularly?
  4. (of a man) to marry a woman
    transitive
    "Beni alan yaşadı." — Whoever ends up marrying me will be very lucky.
  5. to take as a wife to usually one's son
    ditransitive
    "güzel kızlara "seni oğluma alayım mı?" diyen teyze" — aunties that ask beautiful girls "would you like to be my daughter-in-law, hm, what do you say?"

Köken

From Ottoman Turkish آلمق, from Proto-Turkic *al- (“to take”).

🔗 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar

Zıt Anlamlılar

📝 Notlarım

Giriş yapın bu kelimeye not eklemek için.

Morfolojik Yapı

al kök (root)+ -yor Present continuous+ -Im/-m I
alıyorum

Özcük - Türkçe'nin en kapsamlı sözlük uygulaması

Veri kaynağı: Kaikki.org (Wiktionary)